MOLLY S.

MOLLY S.

HER YER KARANLIK

Sibel Arslan Yeşilay

     Aksanat’ın minik sahnesinde üç insan birbirleriyle dialog kurmadan uzun uzun kendilerini ve diğer iki kişiyi anlatıyor. Oyun boyunca yanyana bile gelmiyor bu üç insan. Doğuştan kör Molly, garip tutkular peşinde koşan kocası Frank ve mesleğindeki parlak günlerin özlemini çeken doktor Rice. “Molly S.- Görmeye Dair”de bu kişilerin  aktardıkları yaşantıları yoluyla üç ayrı yaşam biçimine tanık olurken, ‘gören’ insanlar olarak pek de üzerinde durmadığımız ‘görme’ olgusunun boyutlarının bilincine varıyoruz. Bugüne dek kaliteli yapımlara imzasını atan Aksanat Prodüksiyon Tiyatrosu , İrlandalı yazar Brian Friel’ın “Molly S.” adlı yapıtını Türkiye’de ilk kez izleyici karşısına çıkarıyor.

   İrlanda’nın önde gelen oyun yazarlarından Friel , orta sınıf bir katolik ailede yetişti ve protestanlarla katolikler arasındaki çatışmaları yaşadı. İkinci sınıf vatandaşlık olgusunu birçok oyununda ele alan yazar, ilk büyük başarısını, ülkemizde de Kent Oyuncuları tarafından  sahnelenen  “Ver Elini Yeni dünya” adlı oyunuyla kazandı. Tony ödülü kazandığı “Lughnasa’da Dans” adlı oyunu 1991’de Broadway’de kazandığı büyük başarının ardından geçtiğimiz yıl filme çekildi ve başrolünü Meryl Streep üstlendi. 1994’te Friel tarafından sahnelenen son oyunu “Molly Sweeney”,  Oliver Sacks’ın “Karısını Şapkayla Değiştiren Adam” adlı çok satan romanından uyarlandı. Zeynep Avcı’nın türkçeye çevirdiği oyunu Işıl Kasapoğlu yönetiyor. Çevre düzeni Duygu Sağıroğlu’na, müzikleri ise Joel Simon’a ait .  

    Molly çocukluğundan buyana gözleri görmeyen, ancak babasının ona bitkileri ve nesneleri dokunarak tanımayı öğretmesiyle, körlüğünü bir eskiklik olarak yaşamayan, kendine özgü bir dünya kurmuş,  kendisiyle barışık bir insan . 40 yaşına geldiğinde Frank’le tanışır. Frank, mavi sırtlı somon üretiminden benekli minik İran keçisi yetiştirmeye, balinaların göz yapısından Etiyopya’daki iri arı çeşitlerine kadar birçok garip konuyu araştırmaya dalan, tutkulu ve ilginç bir tip. Molly’yi de araştırdığı bu garipliklerden biri olarak ele alır ve onun mutlaka gözlerinin açılmasını ister. Böylece sıcak iklime alışkın İran keçilerini İrlanda’da yetiştirmeyi denediği gibi gözleri görmeyen, ama bu durumundan hiç yakınmayan Molly’i gören insanlar kategorisine sokarak yeni bir deneme yapmaya kararlıdır. Bu kararının en büyük destekçisi ise Dr. Rice’dir. Her iki erkek Molly’nin düşüncelerine önem vermeden kendi açılardan çok önemli olan bu ameliyat için onu ikna ederler. Ameliyat gerçekleşir.

   Ustaca kurgusuyla üç oyun kişisinin ağzından dinlediğimiz bu öykü düz ve kesintisiz bir çizgide aktarılmıyor.  Herkesin kişisel yaşantısının, komplekslerinin  de araya serpiştirildiği kesintili, ancak seyircinin ilgisini, merakını bir an bile yitirmesine olanak tanımayan üç kişilik bir monolog “Molly S.”  Tilbe Saran,yaşamı  babası, kocası ve doktoru tarafından belirlenen, kısıtlanan Molly’de unutulmaz bir performans gösterirken  Köksal Engür, uçarı, sevimli bir maceracı olarak yorumladığı Frank’te izleyiciyi bol bol gülümsetiyor. Cüneyt Türel’in Doktor Rice’i  kendisiyle sorunları olan, Molly’yi iyileştirip tekrar başarılı olmaya çalışan, dingin bir karakter.  Işıl Kasapoğlu’nun oyun kişilerinin iç dünyasını ön plana çıkarmayı yeğlediği yalın reji, başarılı oyuncuların desteğiyle son derece etkileyici. Çarpıcı metni, incelikli rejisi ve oyunculuklarıyla ilgi ve merakla izleyeceğiniz bir yapım “Molly S.”

RADİKAL, 27.3.1999

Bu yazı 1998-1999 kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir