Devlet Tiyatrosu’nda Alman Kadın Yazarları -1
Sibel Arslan Yeşilay
(Tiyatro Dergisi, Şubat 2004, Sayı 139)
  
İstanbul Devlet Tiyatrosu Alman tiyatrosunun dört kadın yazarını ağırlamaya hazırlanıyor. Goethe Enstitüsü’yle işbirliği içinde hazırlanan ve Çağdaş Alman Tiyatro Edebiyatı’nı tanıtmayı amaçlayan program, 2002 yılında başlatılan ve oldukça ilgi gören“Okuma Tiyatrosu” dizisinin devamı niteliğini taşıyor. İstanbul Devlet Tiyatrosu ve Goethe Enstitüsü’nün (İstanbul Alman Kültür Merkezi) işbirliğiyle "Dört Kadın Dört Dünya" başlığı altında düzenlenen ve 17 Şubat-27 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek etkinlikte Gesine Danckwart, Kerstin Specht, Sibylle Berg ve Theresia Walser gibi Almanya’nın önemli kadın yazarlarının bol ödüllü oyunları „okuma tiyatrosu“ formunda izleyiciyle buluşacak. Yazarlar da gösterilerde hazır bulunacak ve gösteri sonunda izleyicilerle yapılacak tartışmaya katılacaklar. Bu proje kapsamında Türkçeye çevrilmiş olan ve Mitosboyut Yayınları tarafından iki kitap halinde yayımlanacak olan oyunların tümü Türkiye’de ilk kez izleyici karşısına çıkacak. Bu sayıda okuma tiyatrosunun ilk iki oyununu ve yazarını tanıtıyoruz.
 
Gesine Danckwart 
Gesine Danckwart 1969 Elmshorn doğumlu. Lübeck yakınında bir kasabada büyüyen Danckwart Viyana Burg Tiyatrosu'nda ve Mülheim'de Roberto Ciulli'nin asistanlığını yaptı. Berlin'de Tiyatro Bilimi ile Alman Dili ve Edebiyatı öğrenimi gördü. 1990'larda aynı şehirde "Theaterdock" isimli deneysel bir tiyatro kurdu. Bugün Almanya'nın oyun yazarlığı alanında parlayan yıldızı olan Danckwart 1999 yılında "GirlsNightOut" adlı ilk oyunuyla keşfedildi ve  2 yıl içinde 6 oyun yazdı.
 Prova sürecinin dinamizmine inanan yazar, gerektiğinde yazdığı birçok sahneyi çıkarıyor veya yeniden yazıyor, oyunlarını performans sırasında, oyuncularla prova yaparken yaratmayı yeğliyor. Yazarlığının yanı sıra reji ve oyunculuk da yapan Danckwart, üç kadın oyuncu için yazılmış olan ilk oyunu „GirlsNightOut”un Zürih’teki „Hope& Glory Festivali” kapsamındaki ilk oynanışında rollerden birini üstlenmişti.
Oyunları soru-cevap şeklindeki diyaloglardan oluşmayan Danckwart’ın oyun kişilerinin iletişimi başka türlü gelişir. Teknoloji kullanımına hakim bir kuşağın buna rağmen kendi hayatları üzerindeki hakimiyetlerini kaybetmeleri trajedisini, özellikle kadın kahramanları yoluyla dile getirir. Danckwart oyunlarında eylemi kişilerin iç dünyasında kurar, oyun metinleri klişe, günlük yaşam efsaneleri ve gerçeklik sınırında gezinir. Danckwart’ın somut kişiler ve belirli kişilerle belirli eylemler yaratmaktan kaçındığı oyunları modern insana yakılmış birer ağıt gibidir.

Oyunları:
“Girlsnightout”, ilk oyun.Theater Neumarkt, Zürich, 1999
“Überall in der Badewanne, wo nicht Wasser ist”, ilk oyun: Niedersaechsisches Staatstheater Hannover 2000
“Traummaschine” 2000
“Arschkarte” , ilk oyun: Junges Theater, Göttingen, 2000
“Summerwine”, ilk oyun :Forum Freies Theater, Düsseldorf,2001
“Ekmek Parası”, ilk oyun :Theaterhaus Jena, 2001
“Meinnicht”, ilk oyun: Thalia Theater Hamburg, 2002
 
"EKMEK PARASI"
3 kadın ve 2 erkekten oluşan oyunda kişiler kendileriyle ve karşılarındakilerle „suyun yüzünde kalma“ mücadelesi verir. Kariyer düşkünü bir kadın, sevimli bir stajyer, bir işsiz, bir bilgisayar uzmanı ve bir garson kadın teker teker ya da grup halinde parçalanmış kişiliklerini dile getirirler. Sarah Kane’nin “Tutku”sundaki gibi oyun kişilerinin neredeyse otistik bir biçimde konuşup içlerini döktükleri oyun monologlardan oluşur. Burada dile getirilen, beş yalnızın günlük hayat hikâyesidir. Yazar, iş ve kariyer konusunda beş farklı sesi birbiri içinde yedirerek farklı bir üslup yaratıyor. “Ekmek Parası” iş hayatındaki insanları, kökenlerinden ve özgeçmişlerinden bağımsız, günlük yaşamın her saat tekrarlanan akışı ve bulundukları pozisyonlar hakkında konuşturan eğlenceli bir deneme. Kapitalizmin esiri olmuş ruhların, yürek paralayan korkunç resmini esprili bir dille çizen oyun, ilk kez 2001 yılında Theaterhaus Jena'da sahnelendi ve yazarın en yoğun ve en başarılı oyunları arasında yer alıyor.
“Ekmek Parası” toplumumuzdaki sınırları belirsiz iş kavramını hem çok katmanlı, hem de çok hafif biçimde ele alıyor. Oyunda kendi kendine sohbet eden, kendini kandıran, özlemlerini dile getiren beş yalnız, bireysel savaşçıyı görürüz. Koşturan, gevşeyen, vücut bakımı yapan, bir şeylere katlanan, deşarj olan, alışveriş yapan, ara sıra sosyalleşen, yani yaşayan beş kişi yoluyla toplumsal ilişkilerden canlı bir enstantane sunuluyor.
EKMEK PARASI
Yazan: Gesine Danckwart
Çeviren: Sibel Arslan Yeşilay
Yöneten: Merih Atalay
Yer: 14 Şubat 2004 saat 15.00 , Aziz Nesin Sahnesi
 
 ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kerstin Specht
 1956 yılında Kronach'da doğdu. Alman Dili ve Edebiyatı öğrenimi gördükten sonra Bavyera Radyosu'nda reji asistanlığı yaptı, oyunculuk eğitimi aldı. Münih Sinema TV Yüksekokulu'nda öğrenim gördü. 1988'de tiyatro oyunları yazmaya başladı. Aynı yıl Berlin Edebiyat Kolokyumu bursunu kazandı. 1989'da Frankfurt yazarlar birliği bursunu, 1990'da Alman Sanayi Birliği Edebiyat Ödülü ile Bavyera Eyaleti Özendirme Ödülü'nü, 1991'de ise Friedrich Bauer Ödülü'nü kazandı. İlk oyunları "Das glühend Maennla", "Lila" ve "Amiwiesen"de, Ödon von Horvath ile Rainer Werner Fassbinder’in eleştirel halk tiyatrosu geleneğinin izlerini sürdü. Almanya’nın Yukarı Franken bölgesinde geçen bu üç oyununda da toplumun kıyısında yaşayan insanları mercek altına aldı.Kerstin  Specht oyunlarında özellikle yöresi Franken bölgesinin şivesini güçlü, şiirsel bir sanat diline dönüştürmeyi başardı. Daha sonraki yapıtları ise teatral şiirler tarzında kaleme alınmış oyunlardır. Zamanla Specht'in kahramanları gerçekleştirilemeyen arzular ve ütopyalarla örülü, kendi kurdukları hapishanelerde umutsuzca yaşayan bireylere dönüştü. "Kurbağa Prenses", "Pamuk Prensesler" ve "Kupa Prensesi"nden oluşan "Prenses Oyunları" adlı üçlemesinde, tempolu, esprili bir dille günlük yaşamlarından şaşırtıcı biçimlerde kurtulan kadınlar hakkında ümitsiz-komik öyküler anlatır. Specht'in oyunları yıllardır Alman tiyatro repertuarlarının vazgeçilmezleri arasında yer alır.
Oyunları:
“Das glühend Maennla” (Hessen Hungertuch Ödülü ), ilk oynanış:Schauspiel Bonn, 1989
“Lila” ilk oynanış: Staedtische Bühnen Nürnberg, 1990
“Amiwiesen”ilk oyun: Kammerspiele Münih, 1990
“Carceri” ilk oyun:Kammerspiele Münih, 1996
“Mond auf dem Rücken” (Elsa Lasker Schüler Ödülü) ilk oyun:Pfalztheater Kaiserslautern, 1994
“Der Flieger” (Baden-Württemberg Yılın Halk Oyunu ödülü,1993) ilk oyun: Ulmer Theater, 1993
“Kurbağa Prenses” ilk oyun: Staatstheater Stuttgart, 1998
"Kupa Prensesi"ilk oyun: Kleist Theater Frankfurt/Oder, 1998
"Kar Kraliçeleri" ilk oyun:Forum Stadtpark Graz, 2001
"Marieluise"ilk oyun: Stadttheater Ingolstadt, 2001
"Die Rückseite der Rechnungen "ilk oyun: Kammerspiele Münih, 2001
 
"KURBAĞA PRENSES"
Kocasının ölümünden sonra Bayan Ulla büyük  bir borç yükünün altında kalmış, evindeki eşyalar haczedilmiştir. Bütün gün çabalamasına rağmen iki çocuğunun gözünde hizmetçiden başka bir şey değildir. Yaşadığı taşra kentinde "Kırkını geçen bir kadın için, Filistinli bir terörist tarafından kaçırılma ihtimali, bir sevgili bulma ihtimalinden daha yüksektir". Hayattan ümidini kesen kadın intihar etmek üzereyken kapı çalınır.  Gelen arabası arıza yapan bay König'tir. Doğu Alman König’in gelişiyle kadının tüm yaşamı değişir, masal prensini bulan annenin hayatında yepyeni bir sayfa açılır. “Bir Mutfak Masalı” alt başlığını taşıyan oyun sömürülen ve hayattan bezmiş bir kadının yeni bir yaşama nasıl ayak uydurduğunu anlatır. Eğer prense dönüşecekse, insan etrafındaki kurbağaları bütün gücüyle duvara çarpmalıdır.
“Kurbağa Prenses" gerçekle absürd arasında gidip gelen, bir federal Alman mutfağında geçen şiirsel, eğlenceli ve dokunaklı bir kadın masalı.
 
KURBAĞA PRENSES
Yazan: Kerstin Specht
Çeviren: Sibel Arslan Yeşilay
Yöneten: Serap Eyüboğlu
Yer: 28 Şubat Cumartesi 2004 saat 15.00, Aziz Nesin Sahnesi