Ateş Yüzlü’ye Dair

Marius von Mayenburg oyunlarında şiddet temasını ele alır, kahramanları insan doğrayan, öldüren, kundaklayan kişilerdir. „Benim için önemli olan oyun kişilerinin kendileriyle çatışmaları, temel çatışmanın da bu çatışmadan çıkması önemli, yani dış etkilerin değil, içsel çelişkilerin, çatışmaların ön planda olması önemli.“ Bu yüzden onun kahramanları kendi kendilerinin tutsağı olmuş insanlar. İsteseler de istemeseler de, öteki insanlara karşı ve sonunda da kendilerine karşı şiddet kullanırlar. Çünkü başka bir çözüm yolu yoktur önlerinde.
Şiddet ve iç çatışmanın yanı sıra kullandığı montaj tekniği ve soğuk, mesafeli dil, yazarın oyunlarında göze çarpan bir başka özellik.Dünyanın birçok ülkesinde sahnelenen, son yılların en çok sahnelenen Alman oyunu „Ateş Yüzlü“de aile odak noktasındadır:“Beni ilgilendiren konuları en iyi aile çevresinde anlatabiliyorum: İnsan karşısındakilerle arasına nasıl mesafe koyar, nasıl bütün bağlarından kurtulur, ya da insan ne dereceye kadar toplumsal bir varlıktır.“
Kurt, tüm tutkusu ateş olan, Heraklit okuyan ve evde bomba imal eden bir gençtir, okul, kilise, atölye gibi toplumsal kurumları kundaklar. Anne oğlunun durumundan endişe eder, ama baba onu sakinleştirir. Korkulacak bir şey yoktur, ergenlik bütün bu şiddeti açıklamaya yetmektir. Anne-baba anlayışlı olmaya çalışırlar, ama hiç bir şey anlamazlar. Kurt kendi dünyasında yaşamaktadır. Benim dışımdaki herkes düşmandır, ilkesini benimser. Ayrıca hayat felsefi her şeyin günün birinde ateşe dönüşeceği yönündedir. Bağlı olduğu tek kişi ablası Olga’dır. Ensest bir ilişkiye girdiği Olga’yı sevgilisi Paul’den kıskanır. Baba Kurt’un da Paul gibi olmasını ister, çünkü Paul yetişkinler dünyasına uyum sağlamıştır. Bütün ailenin toplandığı masanın başında bir yemek sahnesiyle başlayan oyun, iki kardeşin anne-babalarını öldürmeleri ve Kurt’un intiharıyla sona erer.

Marius von Mayenburg’a Dair
1972 yılında Münih’te doğdu. Münih’te Eski Alman Dili ve Edebiyatı öğrenimi gördü.
1994-1998 yılları arasında Berlin Sanat Yüksek Okulu’nda Dramatik Yazarlık eğitimi aldı.
Deutsches Theater’in Baracke adlı oluşumunda dramaturg olarak yer aldı.1999’dan beri Berlin Schaubühne Tiyatrosunda dramaturg ve yazar olarak görev yapmaktadır. Mayenburg’a iki ödül kazandıran “Ateş Yüzlü” oyunu Münih’teki ilk sahnelemenin ardından Almanya’nın çeşitli şehirleri dışında, İngiltere, İtalya, Yunanistan, Litvanya, Polonya, Frans, İspanya, Norveç, Portekiz, Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Avusturalya, Hollanda, Belçika, Finlandiya gibi dünyanın birçok ülkesinde sahnelenerek 1999/2000 tiyatro sezonunda yurt içi ve yurtdışında en çok sahnelenen alman oyunlarından biri oldu.
OYUNLARI:
Haarmann, 1995
Fraulein Danzer , 1996
Ateş Yüzlü (Münih Kammerspiele 1998)
Monsterdaemmerung, 1997
Psychopaten
Parasiten ( Deutsches Schauspiel Hamburg, 2000)

ÖDÜLLERİ:
Kleist Özendirme Ödülü, Frankfurt/Oder, 1997 (Ateş Yüzlü)
Frankfurt Yazarlar Derneği Ödülü, 1998 (Ateş Yüzlü)
Yılın Genç Oyun Yazarı, Theater Heute, 1999
 

Ateş Yüzlü (Feuergesicht)
Yazan:Marius von Mayenburg
Çeviren: Sibel Arslan Yeşilay
( 2 Kadın-3 Erkek)


Kurt Heraklit okur ve kendi yaptığı molotof kokteylleriyle komşularının evini yakıp kül eder. Kızkardeşi Olga, aile ortamında uzaklaşmak ister ve Paul’e rastlar. Gerçi Paul’un motosikleti vardır, ama gene de kızı düş kırıklığına uğratır. Yalnızca babaları hoşlanır Paul’den, çünkü Paul, Kurt’un olmasını istediği gibi bir delikanlıdır. Anne, son bir umut olarak oğlunun normal davranması için çabalar. Ama iki çocuk da kendilerini odaya kapatıp anne-babalarıyla konuşmazlar.
Yetişkinliğe geçmeye çabalayan gençler hakkında ahlaki olmayan bir oyun “Ateşyüzlü. Anne-babalarının tüm iyiniyetli çabalarına rağmen, birbirlerini seven ergenlik çağındaki iki kardeşin öyküsü,çevresindeki herşeyi ateşe vermekten müthiş bir zevk alan Kurt’un kendini yakmasıyla son bulur. Normal bir ailenin bir araya gelip yemek yedikleri masada Mayenburg’un çizdiği aile resminin farklılığı hemen göze çarpıyor: Yetişkinliğe geçişin eşiğindeki iki kardeş Olga ile Kurt, masada annelerinin adet kanının banyo fayansına akması gibi konulardan söz ediyorlar. Bu ailenin masasına savaş hakim, hem de kanlı bir savaş.
Kleist-Ödülü kazanan “Ateşyüzlü”, 29 yaşındaki genç yazarın diğer oyunları gibi aile teması üzerine kurulu. Çocuklarına yakınlaşmak için ellerinden geleni yapan anne-baba iki kardeşin inadı karşısında çaresiz kalıyor. Her iki çocuk da yetişkinler dünyasına adım atarken kimliklerini farklı biçimlerde ortaya koymaya çalışıyor. Olga neredeyse hareket edemez hale gelirken Kurt da ailesini yaşayan ölüler gibi görmeye başlar: “İnsan eğer tutuşabiliyorsa, yaşıyor demektir.” diyerek zaten yaşamadığını düşündüğü ailesiyle birlikte evi ateşe verir.

 

Ateş Yüzlü, Marius von Mayenburg, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul, 2002

Ateş Yüzlü hakkında Şehnaz Pak