Peter Turrini Nihayet Bitti  
Bir dakika göz atmadan geçmeyin


7 Gün 7 Dakika nerede ne yapmalı?

Semra Aktaş , SABAH CUMA, 17.9.2004
Geçip giden günlerimiz içinde dakikalar yer alır. Biz aslında dakikaları yaşarız... Önümüzdeki yedi günün bazı dakikalarına göz atalım mı? Kim bilir belki kendimizi katabileceğimiz durumlar çıkar...

 

19 Eylül Pazar
Kitabın adı: Nihayet Bitti,  Yazarı: Peter Turrini, Çeviren: Sibel Arslan Yeşilay, Avusturya Kültür Ofisi'nin katkılarıyla çıkan 56 sayfalık kitaptan 7 cümle: 1. Şimdi bine kadar sayacağım ve kendimi öldüreceğim. 2. Bine kadar saymak çok uzun sürecek. 3. Bedenimde Nietzschevari bir cinsel hastalığın ipuçlarını aradım; Hemingway gibi kafa çektim, sigaranın birini söndürüp birini yaktım ve Puccini gibi gırtlak kanserinden ölmeyi umdum. 4. Doktorlara hep travmatik çocukluk anılarımdan söz etmiştim; annemle babamı sevişirken izlediğimden, çocuklarını kan içinde kalana kadar döven çiftçiden, kurbağayı şişirmek için beni karnına çöp sokmaya zorlayan komşu çocuklarından, yatılı okul yıllarımda arkadaşlarım tarafından alay konusu olmamdan. 5. Karımı aldatıyor, yanımda öteki yatarken onu arayıp, biraz önce yanımdakine söylediğim sözlerle karımın gönlünü alıyordum. 6. İntihar için üretilen bütün teoriler yanlıştır. 7. Peki ya ateş ederken isabet ettirmeyip de ölmezsem, hepsi boşa giderse? MitosBoyut Tiyatro / Oyun Dizisi, Yayın tarihi: Eylül 2004 Not: Turrini, ülkesinde en çok tanınan ve eserleri en çok oynanan oyun yazarı.

PETER TURRINI

(1944 St.Margarethen/ Kaernten)

 Avusturyalı oyun yazarı. 1963’te  Klagenfurt’ta öğrenim gördü, 1971’e kadar çeşitli işlerde çalıştı. Viyana’da serbest yazar olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

Gününün ahlak değerlerine saldırarak toplum eleştirisi yapan bir yazar Turrini.

Tiyatro metinlerinin yansıra televizyon dizi senaryoları, roman ve şiir çalışmaları da bulunan Peter Turrini günümüzde Avusturya tiyatrosunun en önemli yazarları arasında yer alır.

Toplumsal eleştiriye dayalı ve saldırgan biçemli oyunlarında, özellikle tüketim toplumunun yozluğunu, küçük burjuva konformizmini  ve zamanın gerisinde kalmış ahlak anlayışlarını hedef alır. İrkiltici, ürkünç sahnelerle keskin bir dilin biçimlediği “saldırgan şok dramaturjisi” olarak tanımlanır Turrini’nin oyunları. Gençlik döneminde uzun süre ambar ve maden işçiliği yapmış olan yazarın 1988’de yazdığı “Verimsizler” adlı oyunu türkçeye çevrilerek Yapı Kredi Yayınları Yaşayan Drama Dizisi’nde yayımlandı. Tutucu çevrelerin sert karşı çıkış ve eleştirilerine hedef olan oyunları arasında yer alan “Verimsizler”, yazarın tüketim toplumun tam olarak topa tutan sarsıcı eleştiri anlayışının en belirgin örnekleri arasında yer alır.

     İlk kez 1997 yılında Viyana Burg Tiyatrosu’nda Claus Peymann tarafından sahnelenen “Nihayet Bitti” (Endlich Schluss) oyununun kahramanı “Şimdi bine kadar sayıp kendimi öldüreceğim”der. Oyunun bu ilk cümlesi oyunun ipuçlarını verir.Karşımızda elinde silahla duran, kendini öldürmeye kararlı bu kişi, şanssız, bahtsız biri değil, aksine çok ünlü ve başarılı bir gazetecidir. Yaşamı boyunca her istediğini elde etmiş, mutlu bir yaşam süren biridir. Sözcüklerle, söylemlerle oyun oynayan, her konuda işine yarayacak şekilde sürekli fikir değiştiren yıldız bir gazeteci intihar etmek istemektedir. Konuşması bir gazete makalesi gibi kısa ve kolayca anlaşılır niteliktedir. Ahlak timsali bir kahraman değil, yetenekli bir döneklik uzmanıdır. Her türlü fikrinden kolayca dönüp  tam tersini büyük söz ustalıklarıyla savunmayı becerir. Artık uzun süredir başarıyla kulaç attığı şaşaalı sözcükler denizinden sıkılmış, sonsuza dek çenesini kapamaya karar vermiştir. Sözlerdeki gerçek yok olduğu için oyunun kahramanı gerçeği kendi ölümünde aramaktadır. 

Turrini’nin henüz hiçbir oyunu Türkiye’de sahnelenmedi.

 

 

Nihayet Bitti

“Nihayet Bitti” 1997’de Burg Tiyatrosu’ndaki dünya prömiyerinden hemen önce çok benzerlik taşıyan Patschak olayı yüzünden skandal oldu. Basın dünyasında medya arasında kültür savaşlarına neden oldu. Tiyatro nereye kadar uzanmalıdır? Her konuyu dilediği gibi işleyebilir mi? Tartışmaları açıldı. Ama prömiyerde oyunun konusunun bambaşka olduğu görüldü. Aslında bütün patırtı oyunun kahramanının bir gazeteci olarak kendini “başarılı bir medya insanı” olarak tanıttığı için üretilen spekülasyonlardan kopmuştu.

Peki oyun ne üzerineydi?

Bir intihar üzerine alaycı bir gözlem mi? Hiçbir konuda sınır tanımayan  ve ölümü tek çözüm olarak gören insanın kendine yabancılaşmasını mı ele alıyor? Milenyumun eşiğindeki zamanı mı konu alıyor? Bireyin kendini medyatik bir yöntemle yok ederek  ölüm özlemini gerçekleştirmesi mi? Başarılı ve iktidardaki insanların karanlık yönleri hakkında acı alaycı bir sınıfsal konum incelemesi mi? İnsan varoluşunun anlamlılığını mı sorguluyor yoksa? Yoksa 20.yüzyıl biterken bütün bu kavramların anlamsızlaştığını mı anlatıyor? Yoksa batıdaki yeni dünya düzeni içindeki yeni insanın mazoşist gelecek korkuları ve cool olmayan kültürel karamsarlık karşısında sıkıntıdan esnemesini mi?

 

Her neyse, oyun, kahramanın sahne üzerinde gerçekleştirdiği ölümü ele alıyor. Hem de kahraman bunu ilk cümlesine dile getiriyor:

“Şimdi bine kadar sayacağım ve kendimi öldüreceğim. 1-2-3……………………”

 Turrini oyun hakkında  “Neşeli bir başlangıç olabilir.” Diye yazmış. Peki acaba  neşeli bir oyun mu, ölüm ve ölümle ilgili her şey hakkında  ironik , eğlenceli bir akşam eğlencesi mi? Buna seyirci karar verecek!

Peter Turrini’yle yapılan bir söyleşiden: “Her şey sallantıdaysa, eğer insan ilişkisinde bu sevgide neyin gerçek, neyin uydurma olduğunu, neyin görüntü neyin duygu olduğunu ayırt edemiyorsa  , en azından silahın soğukluğu gerçektir. İnsanın kendini bırakacağı son şey ölümdür, ya da ona kendi eliyle teslim olmak: intihar. Nihayet Bitti’nin konusu bu.”

Turrini’nin güncesinden, 1980:

“İyi bir akşam yemeğinden ve biraz kanyaktan sonra Bruno Kreisky ile Viyana’da Ring bölgesinde arabayla dolaşıyorduk.Burg Tiyatronsun tepesine hüzünlü gözlerle baktı ve hayatım çok boktan, dedi. Yazar olmak istermiş, en azından gazeteci, ve sonunda ne olmuş: Avusturya Başbakanı. Onu teselli etmem mümkün değildi.”

 

PETER TURRINI VE OYUNU HAKKINDA        
  Avusturyalı yazar Peter Turrini, Avusturya’nın vicdanın sesi olduğunu yazdığı oyunlarla ortaya koyar. Ezilenlerin güçlü sesidir o. Toplumsal eleştiri içeren oyunlarında  dünyadaki şiddeti ve bu şiddetin kurbanlarını  ele alır. Her kavgada tavrını güçsüzden yana koyan bir yazardır Turrini. “Şimdi 1000 ‘e kadar sayıp kendimi öldüreceğim” . Oyunun bu ilk cümlesi tüm oyunu açıklar. Karşımızda kendini öldürmeye kararlı bir şekilde elinde silahla duran bu kişi, şanssız, bahtsız biri değil, çok ünlü ve başarılı bir gazetecidir. Yaşamı boyunca her istediğini elde etmiş, mutlu bir yaşam sürmekte olan bir kişidir. Sözcüklerle, söylemlerle oyun oynayan, her konuda sürekli fikir değiştiren yıldız bir gazeteci intihar etmek, yaşamına son vermek ister. Konuşması bir gazete makalesi gibi kısa ve kolayca anlaşılır niteliktedir. Kahramanımız ahlak timsali  bir kahraman değil, yetenekli bir  dönme uzmanıdır.,her türlü fikrinden kolayca dönüp tam tersini büyük söz ustalıklarıyla başaran biridir. Artık uzun süredir başarıyla kulaç attığı şaşaalı sözcükler denizinden sıkılmış, sonsuza dek çenesini kapamaya karar vermiştir. Turrini’ye sözlerdeki gerçek yok olduğu için oyunun kahramanı gerçeği kendi ölümünde aramaktadır.PETER TURRINI (1944)Viyana’da yazarlığa başlamadan önce çeşitli işlerde çalışan Peter Turrini’nin yapıtlarında Avusturyalı avangart sanatçıların halka dönük diyalekt  tiyatrosu yaratma çabası göze çarpar. Turrini’ni oyunlarında fantaziyle simgesel gerçekçiliğin bütünleştiği görülür. Oyunlarının ana teması modern toplumda insanların  yaşama isteksizliği ve  sapkınlıklarıdır.  “ENDLICH SCHLUSS”  oyunu Viyana’da Burgtheater’da  Claus Peymann’ın rejisiyle  ilk kez 1997 yılında sahnelendi.

 

1000'e kadar sayacağım ve...

Peter Turrini'nin, intihar etmek isteyen ünlü ve başarılı bir gazetecinin trajikomik tiradını anlattığı oyunu 'Nihayet Bitti' nihayet Türkçede

ŞEHNAZ PAK, 8/10/2004 Radikal Kitap

NİHAYET BİTTİ, Peter Turrini, çeviren: Sibel Arslan Yeşilay, Mitosboyut, 2004, 7 milyon lira.

Yazdığı hemen her oyunuyla ülkesinde tartışmalara yol açan, Avusturya yazınının sıradışı kalemi Peter Turrini'nin tek kişilik oyunu 'Nihayet Bitti' nihayet Türk okuruyla buluştu. Avusturya Kültür Ofisi'nin katkılarıyla Mitosboyut Yayınları tarafından basılan 'Nihayet Bitti'yi Türkçeye kazandıran Sibel Arslan Yeşilay.

Turrini'nin çoğu oyunu gibi daha sahnelenmeden birçok tartışmaya neden olan 'Nihayet Bitti', yaşamı boyunca başarıdan başarıya koşmuş, her istediğini başarmış bir star gazetecinin silahı şakağına dayayıp "1000'e kadar sayacağım ve kendimi öldüreceğim" sözleriyle başlar...

Fantezi ve simgeler

1944 doğumlu Turrini, Avusturya tiyatro edebiyatının yaşayan en büyük isimlerinden biri. Tiyatro oyunlarının yanı sıra roman ve senaryolara da imza atan Peter Turrini toplumsal eleştiriye dayalı saldırgan oyunlarında seyirciyi de eleştirmenleri de sürekli şaşırtacak kesin bir dil ve üsluba sahip. Yazar toplumsal eleştiri içeren oyunlarında dünyadaki şiddeti ve bu şiddetin kurbanlarını ele alıyor. Her kavgada tavrını güçsüzden yana koyan Turrini'nin yapıtlarında Avusturyalı avangart sanatçıların halka dönük diyalekt tiyatrosu yaratma çabası göze çarpar. Oyunlarında fanteziyle simgesel gerçekçiliğin bütünleştiği görülür.

Oyunlarının ana teması modern toplumda insanların yaşama isteksizliği ve sapkınlıklarıdır. Halk tiyatrosuna yakın bir biçemle yazan Turrini, yaşadığı toplumdaki ezilen, sömürülen, toplum dışına itilen insanları ele alır. Bunu yaparken de toplumsal düzeni ve düzenin savunucularını topa tutar, onları provoke eder. Birçok oyunun sahnelenmesinden önce Avusturya basınında çıkan tartışmalar, koparılan gürültüler, basın dünyasından, kiliseden yapılan açıklamalar artık bir Turrini klasiği olarak kabul görüyor.

İlk kez 1997'de Viyana Burg Tiyatrosu'nda sahnelenen 'Nihayet Bitti'de karşımızda elinde silahla duran, kendini öldürmeye kararlı bu kişi, şanssız, bahtsız biri değil, aksine çok ünlü ve başarılı bir gazetecidir. Yaşamı boyunca her istediğini elde etmiş, mutlu bir hayatı olan bir bireydir. Sözcüklerle, söylemlerle oyun oynayan, her konuda, işine yarayacak şekilde sürekli fikir değiştiren yıldız gazeteci intihar etmek ister. Konuşması bir gazete makalesi gibi kısa ve kolay anlaşılır türdendir. Ahlak timsali bir kahraman değil, yetenekli bir döneklik uzmanıdır. Her türlü fikrinden kolayca cayıp tam tersini de büyük bir ustalıkla savunabilmektedir. Artık uzun süredir başarıyla kulaç attığı şaşaalı sözcükler denizinden sıkılmış, sonsuza dek çenesini kapamaya karar vermiştir. Sözlerdeki gerçek yok olduğu için kahramanımız gerçeği kendi ölümünde aramaktadır.

Tek çözüm ölüm

'Nihayet Bitti', intihar etmek isteyen ünlü ve başarılı bir gazetecinin trajikomik tiradıdır. Turrini "Bu oyunda, insanların dışarıya karşı her şey yolundaymış gibi davranırken iç dünyalarında nasıl yok olduklarını anlatıyorum" diyor. Eleştirmenlerin oyun hakkında hala kesin bir karara varamamış olması da 'Nihayet Bitti'nin bir başka özelliği; bu oyun intihar üzerine alaycı bir gözlem mi? Hiçbir konuda sınır tanımayan ve ölümü tek çözüm olarak gören insanın kendine yabancılaşması mı? Milenyumun eşiğindeki zamanı mı konu alıyor? Bireyin kendini medyatik bir yöntemle yok ederek ölüm özlemini gerçekleştirmesi mi? Başarılı ve iktidardaki insanların karanlık yönleri hakkında acı alaycı bir sınıfsal konum incelemesi mi? İnsan var oluşunun anlamlılığını mı sorguluyor?

20. yüzyıl biterken bütün bu kavramların anlamsızlaştığını mı anlatıyor? Yoksa batıdaki yeni dünya düzeni içindeki yeni insanın mazoşist gelecek korkuları ve 'cool' olmayan kültürel karamsarlık karşısında sıkıntıdan esnemesini mi?

Peter Turrini bir söyleşide: "Her şey sallantıdaysa, eğer insan ilişkisinde bu sevgide neyin gerçek, neyin uydurma olduğunu, neyin görüntü neyin duygu olduğunu ayırt edemiyorsa, en azından silahın soğukluğu gerçektir. İnsanın kendini bırakacağı son şey ölümdür, ya da ona kendi eliyle teslim olmak: intihar. Nihayet Bitti'nin konusu bu" diye açıklar oyununu.