ÇEVİRMENİN ADI YOK!

            Evet, çevirmenin de adı yok! Oysa o da yaşamın bir yarısı, uygarlığın bir yarısı. Varlığı her alanda zorunlu bir güç. Babil Kulesi’ni kurtaracak güç. Ayrıca diller ve uygarlıklar arası bir iletişim köprüsü.

Çevirmenler olmasaydı kim okuyabilirdi Homeros’u, Aristoteles’i, Sofokles’i, Molière’i, Shakespeare’i? Gerçekten de, Renan’ın dediği gibi, “Çevrilmemiş bir yapıt tam yayınlanmış sayılmaz. Uluslararası Çevirmenler Federasyonu’nun (FİT) Dubrovnik / Oslo bildirgesinde belirtildiği gibi “çevirmen yazarın sahip olduğu bütün etik ve maddi haklardan yararlanır” (Bölüm II / m:16). Dolayısıyla, “ikinci bir yazar” olan çevirmen (Bölüm I / m:11) yazarın yayın ve telif haklarının tümüne sahiptir. Oysa bugün Türkiye’de kimi tiyatro topluluklarının afişlerinde, duyurularında, oyun broşürlerinde; kimi yayınevlerinin de kitap kapaklarında, kitap tanıtımlarında ve internet sitelerinde çevirmen adının belirtmediği görülmektedir.

ÇEVİRİ DERNEĞİ, OYUN YAZARLARI ve ÇEVİRMENLERİ DERNEĞİ (OYÇED) ile TİYATRO ELEŞTİRMENLERİ BİRLİĞİ (TEB) olarak, bu uygulamaları şiddetle kınıyor ve tüm çeviri yapıtlarda çevirmenin adının, “ikinci bir yazar” olarak, gerek etik yükümlülükler, gerekse uluslararası ilkeler gereği yazarın adıyla birlikte belirtilmesi gerektiğini kamuoyuna, basına ve ilgili kuruluşlara duyuruyoruz