|
'Seyirciniz
olağanüstü’

Oyunları önemli tiyatro merkezlerinde oynanan Roland Schimmelpfennig,
İstanbul’daydı. Alman yazar, “Çok iyi oyuncular var Türkiye’de. Seyircinin
konsantrasyonu da olağanüstü” diyor
Miraç Zeynep Özkartal
Milliyet,7 Mayıs 2007 Pazartesi
Roland Schimmelpfennig, çağdaş Alman tiyatrosunun önemli bir temsilcisi.
Oyunları New York ve Londra gibi dünyanın en önemli tiyatro merkezlerinde
oynanıyor. Schimmelpfennig, geçen hafta “Geçmişten Gelen Kadın” adlı oyununun
Tiyatro Dot’ta yapılan okumalarına katılmak üzere İstanbul’daydı.
Alman oyun yazarı, aslında İstanbul’a yabancı değil. 1990 yılının yarısını
Cumhuriyet gazetesinin çıkardığı “Bizim Almanca” ekinde görevli olarak
İstanbul’da geçirmiş. İstanbul’u iyi tanıyor olmasına rağmen, Türk tiyatrosu
hakkında pek fikri yok. Bunun nedeni ise hayli ilginç:
O dönemde tiyatrocu olacağını bilmediğini söylüyor Schimmelpfennig. 1967 yılında
Göttingen’de doğan yazarın tiyatro kariyeri, 1990’da Münih’te tiyatro okuluna
gitmesiyle başlamış.
Bugün oyunları dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi, İstanbul’da da ilgiyle
karşılanınca tiyatromuza ilgi duymaya başlamış.
Yapıtları 20 dile çevrilen yazara, dünya çapındaki başarısının sırrını
soruyoruz. Schimmelpfennig, yöntemin Almanlar için de Türkler için de aynı
olduğunu söylüyor: İngilizceye çevrilmek.
“İngilizce dünyanın her yerine ulaşmak için zorunlu bir köprü. Londra’da Royal
Court Tiyatrosu’na çıkabilen oyunların şansı çok yükseliyor. İnsanlar, 'Bir
dakika, ne yapıyor bu adam?’ sorusunu soruyor, sonrası da çok hızlı gelişiyor”
diyor Schimmelpfennig. Türkiye’de oyun yazarı eksikliğinden dem vurulur hep.
Schimmelpfennig’e göre Avrupa’da böyle bir sorun yok ama bu teşvik edilmeleriyle
ilgili. Ona göre en önemli teşvik yolu, yazar adaylarına tiyatrolarda çalışma
imkanı vermek. Ne de olsa er meydanı sahne.
Türkçe ne hızlı!
Dot’ta okuma tiyatrosu olarak sunulan oyunu “Geçmişten Gelen Kadın”daki
performanslardan çok etkilendiğini söylüyor yazar. Özellikle de Güneş
Berberoğlu’nun performansından:
“Çok iyi oyuncular var Türkiye’de. Seyircinin konsantrasyonu da olağanüstüydü.
Benim için kendi oyunumu Türkçe dinlemek çok ilginçti. Türkçe ne kadar hızlı!
Dot’un yöneticisi Murat Daltaban’a oyunu önümüzdeki yıl sahneye taşıması için
ısrar ettim.”
Mitos Boyut tarafından Sibel Arslan Yeşilay çevirisiyle yayımlanan “Geçmişten
Gelen Kadın”, anne-baba ve çocuktan oluşan bir ailenin evlerinde taşınmak üzere
toplanırken, adamın 24 yıl önceki sevgilisinin kapıyı çalmasıyla başlıyor.
Kadın, adamın ona 24 yıl önce verdiği sadakat yeminini hatırlatıyor: “Seni
hayatım boyunca seveceğim.” Hatırlatmakla kalmıyor, bunu uygulamasını de
bekliyor.
Oyun Yunan tragedyaları ile modern polisiye arasında bir yerde konumlanıyor.
Schimmelpfennig, adamın yaşadığı çatışmanın çok insanca olduğunu söylüyor. Oyunu
evrensel kılan da bu duygu. Seyirci özdeşleşebiliyor karakterle. Alman yazara
göre, tiyatroda en önemli kriter de bu olmalı:
“Özdeşleşme olmadan hiçbir şey olmaz. Brecht’in oyunlarında bile özdeşleşiyoruz.
Sözgelimi 'Cesaret Ana’, ya da 'Kafkas Tebeşir Dairesi’nde duygulanmamak mümkün
mü? Bence Brecht çok büyük bir tiyatro adamı ama kendini göstermek istediği
kadar 'cool’ değil.”
|