Çağdaş oyun yazarlarından en çok hangisini beğeniyorsunuz?






Sonuçlar
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün125
mod_vvisit_counterDün140
mod_vvisit_counterGeçen Hafta589
mod_vvisit_counterBu Ay417
mod_vvisit_counterTümü73383

Hoffman’ın Iago şaheseri

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

SİBEL ARSLAN YEŞİLAY

Taraf/11.07.2009

 Truman Capote filminden tanıdığımız Philip Seymour Hoffman Othello’daki Iago rolünde etkileyici bir performans sergiliyor

 

 

Neredeyse boş sayılabilecek simsiyah sahneye televizyon ekranlarından oluşan  görkemli bir yatak konuyor. Olayların odak noktasını oluşturuyor bu yatak: Othello ile Desdemona oyun boyunca bu yatakta sevişiyor, öpüşüp koklaşıyor. Othello devlet işlerini bu  yataktan yönetiyor. Yatağı oluşturan onlarca ekrandan sürekli farklı görüntüler akıyor. Yatağın başındaki ekranlar ise devlet yönetimine ayrılmış, farklı bilgi akışları buradan izleniyor. Yatak cinsellik ve sevgiyi çağrıştırdığı kadar bir yandan da Othello’nun ofisi işlevini üstleniyor.

Klasik metinleri günümüzün toplumsal ve siyasal sorunlarıyla  harmanlayarak yorumlayan dahi tiyatro yönetmeni Peter Sellars’ın yönettiği Othello’dan söz ediyorum. Viyana Festivali yapımı Othello’yu, K15 Festivali’nde izlemek üzere 10 saatlik bir tren yolculuğu sonrasında  Bochum Schauspielhaus’a ulaştım.

Sellars başrollerini Philip Seymour Hoffman ile John Ortiz’in paylaştığı Othello’yu, bildiğimiz yorumların epey uzağına, günümüz Amerikan gerçekliğine oturtarak sahnelemeyi tercih etmiş. Ortiz’in başrolü son derece başarıyla canlandırdığı yapımda, Shakespeare’in yazdığının tersine, beyazlar arasındaki tek siyah değil Othello. Yönetmen oyunda Desdemona, Casio ve Iago dışındaki oyun kişilerini siyah  oyunculara oynatarak farklı etnik kökenleri sahneye taşırken, oyunda sorunun ten renginden değil, insani duygulardan ve aşktan kaynaklandığının altını çiziyor.

Othello, ellerinden blackberryleri düşmeyen, kesintisiz haber akışını takip eden, televizyon ekranları, ve mikrofonlarla bezeli, dijital iletişimin had safhada olduğu bir teknokratlar dünyasında geçiyor. Daha önce Philip Seymour Hoffman ve John Ortiz’le, ikilinin kurduğu LAByrnth Theater Company’de Venedik Taciri’ni sahnelemiş olan Sellars, bu kez  Othello’nun noktasına virgülüne dokunmadan dört buçuk saatlik görkemli sahne olayına imzasını atıyor. Bunu yaparken de Shakespeare’in metninde açıkca yer almayan ilişkilere de netlik getiriyor: Othello Desdemona’yı seviyor, ama Emilia’yla da geçmişte ilişkisi vardır, üstelik geçmişte de kalmamıştır bu ilişki, böylece Iago’nun Othello’ya duyduğu nefret daha derin bir boyut kazanıyor. Desdemona da Othello’yu seviyor, ama onun da Iago’nun Othello’ya söylediği gibi evlendikten sonra olmasa bile- Cassio’yla bir geçmişi var.  Böylelikle oyun yalnızca Othello’nun kıskançlığıyla sınırlı kalmıyor, genel anlamda kıskançlık temeline oturuyor. Iago Othello’yu, Emilia Desdemona’yı, Othello Cassio’yu kıskanıyor.

Othello ürkütücü, iri yarı  bir yabani değil, gayet ölçülü ve makul bir karakter olarak karşımıza çıkıyor, tek hatası Iago’ya güvenmek. İago ise Philip Seymour Hoffmann’ın usta oyunculuğuyla gayet cool, hiç de öyle şeytani bir kötülük simgesini çağrıştırmayan, son derece sıradan, üniformalılar arasında eski püskü kazağıyla tek sivil giyimli insan olarak, hatta alıştığımız Iago yorumlarıyla karşılaştırıldığında fazla silik sayılabilecek şekilde yorumlanıyor. Hoffman, Shakespeare oyunları içinde en büyük ve zorlu rollerden biri olan Iago’yu gerçek bir insan olarak ete kemiğe büründürmeyi tercih etmiş. Olayların iplerini elinde tutan, konuklarını ağırlayan bir ev sahibi rahatlığında bir Iago sunuyor Hoffman izleyicilere; her şeyi ince ince planlayan, zeki, kurnaz ama bir o kadar da yalnız bir Iago. Eleştirmenlerden tam not alan yapımda en çok övgüyü yine  o alıyor. “Hoffman Capote’yle Oscar kazandı, ama Iago yorumuyla Oscar’ı bir kez daha hak ediyor” diyor bir eleştirmen.

Othello, sevgi ve nefret, kıskançlık ve intikamın yanı sıra siyasal hırs üzerinden psikolojik incelemeler içeren usta işi bir yapım. Klasik metinlerin günümüz gerçekliğiyle yüzleşerek sahnelenmesi açısından örnek alınacak bir uyarlama. Üstelik metne kırpma ya da ekleme anlamında hiç müdahale edilmeden yapılmış oldukça farklı bir ‘okuma’. Othello’nun Desdemona ve Emilia’nın ölü bedenlerini yan yana uzatıp üzerine gül yaprakları döktüğü, oyuncuların suskun kaldığı ve seslerin düşteki gibi üst üste binerek dışarıdan geldiği final sahnesi çok etkileyici. Obama, Colin Powell ve Guantanamo’ya  göndermeler yapılan Amerikalı Othello eylül ayında New York’ta sahnelenecek.

http://www.taraf.com.tr/haber/37444.htm