Çağdaş oyun yazarlarından en çok hangisini beğeniyorsunuz?






Sonuçlar
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün114
mod_vvisit_counterDün140
mod_vvisit_counterGeçen Hafta578
mod_vvisit_counterBu Ay406
mod_vvisit_counterTümü73372

Maçta gol sesi çıkmadı

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

11. Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali’ndeki Türkiye-Almanya maçı berabere bitti. ‘Türkiye-Almanya 0:0’ adlı oyunda önyargılar masaya yatırıldı. Yeşim Özsoy Gülan’ın yazıp yönettiği Wiesbaden Devlet Tiyatrosu yapımı Türkiye-Almanya 0:0, Türkiye’de ilk gösterimini 11. Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali kapsamında Trabzon’da yaptı. İstanbul’da henüz izleyici karşısına çıkamayan yapımda Türk ve Alman oyuncular rol alıyor ve oyunda hem Türkçe hem de Almanca konuşuluyor. İki dilin bir arada kullanımı iki farklı kültürün çatışmalarını ve paralelliklerini ele alan oyun için yerinde bir karar. Aynı zamanda üstyazıyla çeviri yoluyla da her iki dil eşit biçimde kendini gösteriyor. Centilmence bir karşılaşma sözkonusu. Başak Özdoğan Pirim’in tasarladığı sahne kaleleriyle, yedek kulübeleriyle stilize edilmiş bir futbol sahası. Beyaz taburelerin üzerinde ufak tefek aksesuvarlar sıralanmış. Sahnenin bir köşesinde iki yaşlı adam oturup etraflarını inceliyorlar. Oyun bir milyonuncu Portekizli işçiye bir mobilet hediye edilmesiyle başlıyor. Ardından dışsesin anlatımıyla birlikte Türkiye-Almanya maçı başlıyor. Futbol karşılaşması ara ara kesilip Türk ve Almanların halı saha dışında farklı zaman dilimlerinde ve farklı biçimlerde karşılaşmaları araya giriyor. 1960’lı yıllardan bu yana Almanya’da birlikte yaşayan Türk ve Almanları anlaşamama, yanlış anlama, önyargı çevresinde ele alan, ironik, eğlenceli bir oyun Türkiye- Almanya 0 : 0. Bu arada Haluk Ongan sahnesinde Türkiye-Almanya tiyatral bir karşılaşma yaparken, sahnenin dışında, sokakta ise Trabzonspor’un az önce kazandığı kupanın bütün kente yayılan bir sevinç dalgasıyla kutladığını da söylemeden geçmeyelim.Tekrar oyuna dönersek, Gülan’ın Türk ve Almanları iki kültür arasındaki klişe farklılıktan çok daha karmaşık ve ilginç durumlarda karşılaştırdığını görüyoruz: I. Dünya Savaşı’nda siperde, 60’lı yıllarda bir işyerinde şefi beklerken, bir jinekologun bekleme odasında, ya da vize bölümünde. Almandan daha çok Almanlaşmış Türkler, sevdiği adamın peşine takılıp ana dilini bile unutmuş Almanlar, özgürce yaşayıp sonra evlenmeden önce annesinin isteği üzerine kızlık zarını diktirmek için jinekoloğa giden genç kızlar da var Gülan’ın yarattığı tiplemeler arasında. Zaman, mekân ve kişilerin hızla değiştiği, bölüm aralarında sahadaki amansız mücadelenin devam ettiği oyunda değişmeyen tek şey iki kültürün hem farklılıklarını hem de paralelliklerini çok uç durumlarda ortaya çıkması. Dünya prömiyeri Wiesbaden Devlet Tiyatrosu’nda yapılan, dramaturjisini Carola Hanusch’un yaptığı, çevirisini Recai Hallaç’ın üstlendiği oyunda Ivan Anderson, Fransizka Werner, Aysu Yontar-Vogel, Fırat Barış Ar, Michael Birnbaum ve Burak Yiğit rol alıyor.Oyunun yazılış süreci de ilginç. Wiesbaden Devlet Tiyatrosu’unun düzenlediği “Avrupa’dan Yeni Oyunlar” festivaline daha önce yazıp yönettiği Ev- Kakafonik Bir Oyun’la katılan Yeşim Özsoy Gülan’dan, tiyatronun Genel Sanat Yönetmeni Manfred Beilharz, kendi tiyatrolarında sahnelemek üzere bir oyun yazmasını istemiş ve futbol karşılaşması fikrini vermiş. Sonuçta ortaya çıkan ise zekice yazılıp kurgulanmış ve izleyiciyi fazla yormadan, hatta eğlendirerek meramını anlatan, başarılı oyunculuklarla desteklenen bir sahneleme. Başta Beilharz ve Yeşim Özsoy olmak üzere bütün yaratıcı ekip güçlü bir alkışı hak ediyor. Bu yapımı Almanya’dan davet ederek festival izleyicisine sunan Trabzon Devlet Tiyatrosu Müdürü Fatih Dokgöz ile festival komitesi yöneticileri Şevki Çepa ve Zeynep Ekin Öner’i ise, 22 yıllık kısa bir geçmişi olan Trabzon Devlet Tiyatrosu’nda 11 yıldır başarıyla sürdürülen ve her geçen yıl çıtasını daha da yükselten ve bu yıl 15 ülkeden 17 yapımı ağırlayan ve kendi seyircisini de yetiştirmiş olan böyle bir festivali kotardıkları için kutluyoruz. TARAF, 11.05.2010 Sibel Arslan Yeşilay